Türk ekonomisine 15 milyar dolarlık fon girişi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, uluslararası kuruluşların Türkiye’ye yönelik ekonomik yönelik negatif büyüme tahminlerini eleştirdi. Oktay,  Türkiye’nin 2020’yi pozitif büyümeyle tamamlayacağını ısrarla söylediklerini söyleyerek son aylarda ülkeye yurt dışından 15 milyar doların üzerinde portföy girişi gerçekleştiğini açıkladı.

Oktay, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından koordine edilen Türkiye-Azerbaycan İş Forumu’nda katılımcılara hitap etti. 

Azerbaycan ve Türk iş hayatının mensuplarını bir araya getiren toplantının, iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendireceğini söyleyen Oktay, Türkiye ve Azerbaycan’ın birbirinin sadece kardeşi değil en önemli siyasi ve ticari ortağı olduğunu belirtti. 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Hedefimiz, salgın sebebiyle yavaş seyreden küresel ekonomik büyüme karşısında iş insanlarımıza yeni alternatifler bulmak, zayıf ve kırılgan büyüme eğilimlerini birlikte yapılacak projeler ile aşmaktır.” ifadelerini kullandı.

Kovid-19 salgını nedeniyle oldukça zorlu bir yılın geride bırakıldığının altını çizen Oktay, Türkiye’nin hem salgınla mücadele hem de sanayinin çarklarını döndürme ve ticareti geliştirme noktasında kararlı olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin dönüşen küresel konjonktürden etkilendiğini, ülkenin refahını artıracak büyük yatırımların karşılığının ise salgınla mücadele döneminde alındığını belirten Oktay şunları kaydetti:

“Salgın süresince Türkiye’yi ekonomisiyle yükseltme hedefimizden asla kopmadık ve Türkiye’nin direnci kırılmadı. 2020 yılının ilk yarısında yüzde 3,1 oranında daralan Türkiye ekonomisi, özel tüketim ile yatırım harcamalarındaki kuvvetli artışın desteğiyle üçüncü çeyrekte yıllık yüzde 6,7, bir önceki çeyreğe göre yüzde 15,6 oranında büyüme kaydetmiştir. 2020’nin son çeyreğine ve 2021 yılına ilişkin öncü veriler, ekonomimizdeki toparlanma eğiliminin devam ettiğine işaret etmektedir.”

“Ülkemize yurt dışından 15 milyar doların üzerinde portföy girişi gerçekleşti”

Oktay, son analizlere göre G-20 ülkeleri içinde 2020’yi pozitif büyümeyle kapatabilecek 2 ülkenin, Türkiye ve Çin olduğuna işaret ederek, uluslararası kuruluşların Türkiye’ye yönelik negatif büyüme tahminlerini eleştirdi, kendilerinin Türkiye’nin 2020’yi pozitif büyümeyle tamamlayacağını ısrarla söylediklerini hatırlattı. 

Oktay şöyle devam etti: 

 “Kovid-19 sonrasında ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için daha büyük projelere, daha büyük yatırımlara yönelmiş durumdayız. Yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekeceğimiz uluslararası yatırımlarla ülkemizi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü haline getirmeyi hedefliyoruz. Son aylarda ülkemize yurt dışından 15 milyar doların üzerinde portföy girişi gerçekleşmiştir. Yatırım ortamının daha da iyileşeceği, öngörülebilirliğin daha da artırılacağı, yatırımcıların beklentilerini daha yüksek düzeyde karşılanacağı bir ortamın tesisi için gereken tüm adımları atıyoruz. Ekonomi ve yatırımları doğrudan ilgilendiren bir hukuk reformu gündemimiz var. Önümüzdeki günlerde reform taslakları TBMM gündeminde olacaktır. Ekonomiye ilişkin reform paketi çalışmaları da bunun içindedir. Türkiye’ye güvenen yatırımcılar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kazanmaya devam edecektir.” 

“Muzaffer Azerbaycan göğsümüzü kabartmıştır”

Dağlık Karabağ’ın vatan hasretinin 44 gün süren çetin muharebeler sonucunda son bulduğunu aktaran Oktay, işgalci Ermenistan’ın Karabağ’dan sökülüp atılmasının, Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin gücünü sahada bir kez daha tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti.

“Biz 30 yıldır Karabağ’da süren Ermenistan zulmüne sessiz kalmadığımız gibi işgalci Ermenistan’ın Karabağ’da sivilleri katletmesine de kayıtsız kalmadık.” ifadelerini kullanan Oktay, Türkiye’nin Azerbaycan’ın yanında olmaya devam edeceğini bildirdi. 

Oktay, iş terörle mücadeleye gelince dost bilinen ülkelerin ayak oyunlarına şahit olduklarını dile getirerek, “Eli kanlı PKK/YPG ve FETÖ masum vatandaşlarımızın canına kıyarken kör ve sağır olanları iyi tanıyoruz. Karabağ’ın 30 yıldır donmuş bir ihtilaf olarak çözümsüz kalmasını isteyenler kimse, bakıyoruz PKK/YPG çocuklarımızı, gençlerimizi katlederken susanlar da aynı taraflar. Karabağ’da sözüm ona çözüm için bir araya gelip oyalama taktiği güdenler kimse, PKK/YPG’nin katliamlarına ‘ama, fakat, lakin’ diyen vicdansızlar da bunların içimizdeki uzantılarıdır. Bir yerde terör varsa bunun aması, fakatı, lakini olmaz.” değerlendirmesinde bulundu.